Dram Filmleri

Titanik Film İncelemesi

Titanik filmi hiç unutulmayan ve defalarca izlenilse dahi insanın bıkmadan izleyebileceği filmlerden bir tanesi.

Yıl: 1997
Yönetmen: James Cameron
İmdb: 7,8
Film Müziği: My Heart Will Go On
Ödüller: En İyi Film Müziği Oscar’ı, En İyi Film Oscar’ı…
Oyuncular: Kate Winslet, Leonardo Di Caprio, Billy Zane, Frances Fisher, Bill Paxton.

Titanik Filmine Genel Bakış

Yaşanan, yaşandıktan sonra adından çok fazla söz ettiren, bugün hala zaman zaman günümüze yansıyan bir olaydır Titanik gemisinin kazası. Bir buzula çarparak batan, çok fazla insanın hayatını kaybettiği o geceye dair yaşananları yansıtması bakımından çok başarılı bir film iken Leonardo Di Caprio’nun Kate Winslet ile sergilediği aşka dair performansları oldukça başarılı. Aralarında var olan tutkunun, ölüme saniyeler kala bile el ele verip her şeye bir olup yürümeleri, o acı, korku, endişeye dair her şeyin en güzel şekilde işlendiği bir film.

Hem en iyi film müziği hem de en iyi film alanında Oscar alması da aslında çok yerinde ve olağan bir durum. Zira filmin her ayrıntısı öyle özenli ve başarılı ki. Burada elbette yönetmen James Cameron’un da yeteneğini hafife almamak gerekir. İşinde oldukça başarılı olan yönetmenin filme sağladığı katkı yadsınamaz. Filmlerde senaryo önemlidir, oyuncu önemlidir, oyunculuk önemlidir, müzik önemlidir. Ancak bunların tek başına hükmü olmadığı gibi hepsi birlikte bir araya geldiklerinde de çok büyük bir baş yapıt olabilir. Bu film de tam olarak o film işte!

Filmin Konusu

Amerika’ya geri dönmek için gemiye binen ressam Jack, nişanlısı ve annesiyle Philadelphia’ya giden Rose’un şans eseri tanışması üzerine başlıyor film. Rose zengin, görkemli bir ailenin güzel kızı. Kendisi gibi zengin, gösterişli bir nişanlısı var. Annesi de dönemin çevre sosyetelerinden. Jack ise fakir denebilecek kadar varlıksız, kendi halinde, ekmeğini resim çizerek kazanan bir ressam. Tesadüfi karşılaşmaları onları gerçek aşkı bulduklarına inandırır. Geçirdikleri zaman, konuştukları konular, hissettikleri duygular onlara bambaşka dünyaların kapılarını açar. Ta ki geminin bir buzul parçasına çarpması sonucu su almaya ve ardından batmaya başlamasına kadar.

Film Tavsiyesi : İnception Başlangıç Film Yorumu

Tüm zorluklara rağmen hayatta kalmak için son ana kadar birlikte mücadele eden ikilinin o son anlarda bile birbirlerine duydukları tutku ve inancın yansıması tek kelimeyle çok etkileyici. Ölüme karşı direnen duyguların, ya hep ya hiç fikrinden hiç uzaklaşmadan yaşanması, öte yandan çok sevdiğini, arzuladığını savunan nişanlısının dahi bu noktada çok bencil olduğunu görüyoruz.

Filmin sonu ise gerçekten hem beklenen, hem de beklenmeyen ve aynı zamanda istenmeyen bir sonla bitiyor. Fedakarlık ve aşkın harmanlanması olarak tanımlanabilecek olan son aslında çok şey anlatmaya yetiyor da artıyor bile… Filmin yapım yılına göre incelendiğinde çok başarılı olduğu aşikar. Tüm imkanların böylesine kusursuz kullanıldığı film izlenmesi gereken filmler arasında mutlaka bulunmalı.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı